
Maneviyat, bireyin kendisi ve diÄŸer insanlarla iliÅŸkilerini, evrendeki yerini, yaÅŸamın anlamını anlama ve kabul etme çabasıdır. Maneviyat aynı zamanda yaÅŸam boyu süren deneyimlerin ve kazanılan bilgilerin bir sonucudur. İnsanlar yaÅŸamın amacına iliÅŸkin buldukları yanıtlarla bir anlamda kendi maneviyatlarını oluÅŸtururlar.
SaÄŸlıkta manevi yaklaşım batıda 1990 yıllarında oluÅŸmaya baÅŸlamış yeni bir yaklaşımdır. Tıp tarihi merkezli bir bakış, aslında saÄŸlıkla manevi alan iliÅŸkisinin, insanın ÅŸifa arayışının başından beri bir arada olduÄŸunu göstermektedir. 20. yüzyıldan itibaren ise tıp alanında rasyonel yaklaşımlarla manevi alanın ilgisi kesilmiÅŸtir.
Ancak bireylerin hastalık sürecinde manevi arayışlar içine girmeleri ve bu konuda hassas yaklaşımlar talep etmeleri ile manevi alan bireyler açısından tedaviyi destekleyici tıbbi yaklaşımlarda yine önem kazanmaya baÅŸlamıştır.
Maneviyat ve saÄŸlık arasındaki iliÅŸkiyi inceleyen çalışmalar genellikle manevi pratiklerin kötü alışkanlıkları engellemesi ve kiÅŸileri doÄŸal olarak saÄŸlıklı yaÅŸama, saÄŸlıklı beslenme, planlı yaÅŸamaya yönelttiÄŸi noktasında da birleÅŸmektedirler. Manevi yönü yüksek hastaların fiziksel, duygusal, sosyal yönden daha saÄŸlıklı olduÄŸu yönünde pek çok araÅŸtırma sonucu vardır.
Melike BOZTİLKİ - Elif ARDIÇ / Derleme