• Ana Sayfa • Gündem / Yorum Covid 19 • Kütüphane • Hakkında • İletişim
Aşı Şüpheciliğinin Uzun Ve Çalkantılı Tarihinde 17 Önemli Kavşak
Aşı Şüpheciliğinin Uzun Ve Çalkantılı Tarihinde 17 Önemli Kavşak Aşı Şüpheciliğinin Uzun Ve Çalkantılı Tarihinde 17 Önemli Kavşak

Kaynak: Fastcompany HARRY MCCRACKEN / Çeviren: Hayri AKYOL

Aşılar tıbbın en büyük buluşlarından biridir ancak aşıların bulunmasıyla birlikte aşı itirazları ve yanlış anlamaları da ortaya çıkmıştır.

Bu makale, aşı karşıtı duyguları ve yanlış bilginin onu güçlendirmedeki rolünü inceleyen Doubting the Dose dizisinin bir parçasıdır.


Edward Jenner, 1700`lerin sonunda aşılamaya öncülük ettikten kısa bir süre sonra, aşıya karşı hareket başladı.


Aşılara karşı yapılan bazı spesifik argümanlar yıllar içinde gelişti. Broşürlerden çevrimiçi videolara kadar onları genişletmek için kullanılan araçlar daha da değişti. Ancak, aşıların ve karşıtlarının uzun tarihi boyunca, sömürge Amerika`daki çiçek hastalığından günümüzün pandemisine kadar pek çok kalıcı tema da oluşmaktadır.


COVID-19`a karşı sürü bağışıklığına ulaşmaya çalışırken - anketler aşılanmamış ABD`li yetişkinlerin yaklaşık dörtte birinin aşı olmakta tereddüt ettiğini gösterse bile - yeni bir zorlukla değil, kalıcı bir zorlukla karşı karşıya olduğumuzu hatırlamamız gerekmektedir.


Boston`da bir çiçek hastalığı salgını şiddetlenirken, ünlü Püriten bakan Cotton Mather, gençliğinde aşılandığını açıklayan köleleştirilmiş bir Batı Afrikalı Onesimus`tan uygulamayı öğrendikten sonra aşılamanın ateşli bir savunucusu olur. Tipik olarak, enfekte olmuş kabukları veya irini bir deri deliğine sürterek kasıtlı olarak çiçek hastalığı bulaştırmayı içeren aşılamanın, hafif bir enfeksiyona ve ardından bağışıklığa neden olması amaçlanır. Çiçek hastalığına karşı
güçlü bir araç olduğu kanıtlanmıştı. Ancak aynı zamanda Afrika`daki köklerine karşı ırkçı tepkiler ve Tanrı`nın iradesinin ihlali olabileceği endişesi de dahil olmak üzere birçok nedenden dolayı tartışılmaktadır.


Aşılama savunucusu Mather, penceresinden bir bomba fırlatan aşı karşıtının gazabına uğrar. Bombanın ekinde bir notta şöyle yazar: “Cotton Mather, seni köpek, bela: Seni frengi ile aşılayacağım.”


1796: AŞI ŞÜPHECİLİĞİ AŞI İLE BİRLİKTE DOĞUYOR
İngiliz doktor ve bilim adamı Edward Jenner, insanlara inek çiçeği hastalığından (çiçek hastalığından çok daha az tehlikeli bir hastalık) irin enjekte etmenin onları ikinci hastalığa yakalanmaktan koruyabileceğini keşfeder. Tıbbi buluşu olan aşı, adını Latince inek anlamına gelen vacca kelimesinden alır. Bu keşif, aşı yaygın olarak kullanılmaya başlandığı ve bazen yasalarca zorunlu kılındığı için, tıp bilimine karşı şüphecilik ve zorla aşılanmanın kişisel özgürlüğün ihlali olduğu inancı gibi faktörler tarafından yönlendirilen - daha sonra aşı karşıtı duyarlılık gibi - ilk aşı karşıtı hareketi doğurur.


Aşılamanın sığır ile bağlantısı, itibarına yardımcı olmaz. Dönemin en parlak siyasi karikatüristlerinden biri olan James Gillray, bir doktoru yeni aşılanmış hastalarıyla gösteren bir çizimde (“The Cow-Pock—veya, The Wonderful Effects of the New Inoculation!”) endişeleri hicveder. Minik inekler, vücut kısımlarından tümörler gibi çıkıntı yapar ve pantolon ve eteklerden yuvarlanır.


1866: AŞI KARŞITI TOPLANTI
İngiltere, dünyaya aşı verdikten sonra organize aşı karşıtı faaliyetin ilk merkezi olur. Daha sonra Ulusal Aşı Karşıtı Birliği`ne dönüşecek olan Zorunlu Aşı Karşıtı Birliği 1866`da kurulur. 1875`teki bir toplantıda, genel bakış açısını özetleyen bir önerge kabul edilir: "Bu toplantının kararına göre aşılama ilkesiz, bilim dışı, yararsız ve zararlı uygulamadır; pratiği [uygulayan] yasanın siyaset biliminin ihlali ile İngiltere`nin özgür anayasasına karşı bir suç olduğunu ve bu nedenle bu toplantının ülkeyi bu akılsız ve despot yasadan kurtarmak için her meşru yolu kullanmayı taahhüt etmektedir."


İngiltere`nin liderliğini takiben, ABD`deki aşı şüphecileri, Anti-Aşılama Derneği (1879), New England Zorunlu Aşı Karşıtı Ligi (1882) ve New York Şehri Aşı Karşıtı Birliği (1885) gibi dernekler kurulur. Toplumsal tepkiler, birçok eyalette zorunlu aşı yasalarının sona ermesine yol açar.


1918: İSPANYOL GRİBİ AŞISI YOK, AŞI ANKSİYETESİ VAR
İspanyol gribi, çeşitli tahminlere göre, yarım milyar insanı enfekte ederek 50 milyona yakın insanı öldürüp dünyaya yayıldı. Şaşırtıcı olmayan bir başarısızlığa rağmen, bilim adamları onunla savaşmak için bir aşı elde etmeye çalıştılar ancak prototip aşıları test etme fikri bile, aşıya karşı olanların tüylerini diken diken ediyor ve “DENEY Mİ YAPMAK İSTİYORSUNUZ?” Sloganlarıyla tam sayfa gazete ilanları veriyorlardı.

1954: WINCHELL PANİK İSTİYOR
Jonas Salk`ın çığır açan çocuk felci aşısı, 1.8 milyon okul çocuğu kapsayan ülke çapında denemelere girmek üzereyken, etkili köşe yazarı ve yayıncı Walter Winchell, radyo programında aşıya saldırır ve test sırasında ölen maymunlara dayanarak “bir katil olabileceğini” iddia eder. Tahmini 150.000 ebeveyn, çocuklarının denemelere katılma iznini iptal ediyor diyerek iddiasını manşetten duyurur. Halk sağlığı yetkilileri, gazete editörleri ve Salk, Winchell`in suçlamalarını hızla geri püskürtür.


Winchell, aşıyı alay ettiği sahte kanser “tedavilerine” benzeterek ve %99 güvenlik ihtimalinin bile yetersiz olduğunu söyler ve geri adım atmak için çok az şey yapar. Bununla birlikte, denemeler devam eder, aşı üretim için onaylanır ve çocuk felci günlük yaşamın belası olmaktan çıkar.


1955: BİR AŞI VE SAĞLIK KRİZİ
Salk`ın aşısı onaylandıktan sonra altı ilaç firması onu üretme hakkını elde eder. Berkeley, California merkezli Cutter Laboratories, yanlışlıkla canlı virüs içeren 120.000 doz aşılamayı yapar. Bu dozlar çocuk felcini azaltmak yerine, onu yayarak en sonunda 10 kişiyi öldüren ve çoğu çocuk olan 200 kişiyi daha felç eden yerel salgınlara yol açar. "Cutter olayı", ABD’nin aşı programını geçici olarak durdurmasına ve ardından aşılamanın düşürülmesine yol açar. Ancak halkın güveni yeniden kurulur ve 1960`a kadar çocuk felci kontrolünde çarpıcı ilerlemeler kaydedilir.


1972: TUSKEGEE DENEYİNİN HASARLARI KALIYOR
AP muhabiri Jean Heller, Alabama, Tuskegee`de frengi olan Siyah erkek sakinlerinin, hastalığın etkilerinin anlaşılabilmesi için bu teşhis hakkında bilgisinin reddedildiği korkunç bir hükümet araştırma projesini bomba gibi bir açıklamayla ortaya koyar. Çalışmanın 40 yıllık tarihi boyunca, deneklerinden 128`i frengi veya ilgili komplikasyonlardan yaşamını kaybeder; 40`ının karısı hastalığa yakalanır ve 19 çocuk bu hastalıkla doğar. Skandalın sarsıcı yan etkileri arasında: ABD hükümetinin siyah topluluklarda AIDS`i kasıtlı olarak yaydığı fikri gibi komplo teorilerini destekleyen kanıt olarak kabul edilmektedir.


Bugün, bazı uzmanlar, Tuskegee deneyinin, Siyah Amerikalıların aşılanması gibi hükümet sağlık girişimleri konusundaki şüpheciliğe yönelik basit ve kapsayıcı bir açıklama olarak çok sık kullanıldığını savunmaktadırlar. (Ayrıca, grup olarak COVID-19 aşısı konusunda benzersiz bir şekilde temkinli değiller)


1979: YENİ BİR YASA AŞI KORKULARINI ELE ALIYOR
1970`lerde, Aşı Hasarlı Çocukların Ebeveynleri Derneği adlı İngiliz bir grubun üyeleri, çocuklarının çeşitli hastalıklara karşı aşılandıktan sonra beyin hasarı gibi feci sağlık sonuçları yaşadığını iddia eder. İddiaları tıp camiasında bir miktar destek bulur ve konuyla ilgili tanıtım, ebeveynlerin çocuklarına boğmaca olarak bilinen boğmaca aşısı yaptırma isteklerinin azalmasına yol açtığı görülmektedir.


Birleşik Krallık hükümeti, çocuklarına aşıyla ilgili zarar verdiğini iddia eden ebeveynlere tazminat ödenmesi çağrılarına başlangıçta direnir. Ancak, tazminatın aşılama oranını değiştirebileceğine dair bir inanç, sonunda 1979 tarihli Aşı Hasarı Ödemeleri Yasası olarak adlandırılan yasanın çıkarılması sağlar. Yasa, 1978 ve 1979`da büyük bir boğmaca salgınını durdurmak için aşılama oranlarını  arttırmak adına çıkarırılır, halen yürürlüktedir.


1998: LANCET YANLIŞ BİLGİLERİ YAYIYOR
İngiliz tıp dergisi The Lancet, yaygın olarak kullanılan kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (MMR) aşısının otizm teşhisi konan çocuklarda görülen hızlı artışla bağlantılı olabileceğini iddia eden bir araştırma yayınladı. Baş yazarı Andrew Wakefield, kullanımının askıya alınması çağrısında bulunur. Wakefield`in araştırması, sonunda, tahrifatı ve çıkar çatışmalarını ortaya çıkaran araştırmacı haberciliğin ağırlığı altında çöker. Lancet 2004`te çalışmayı geri çeker ve Wakefield 2010`da İngiliz tıp sicilinden çıkarılır. Ancak ebeveynler arasında beslenen başkaları tarafından büyütülen korku devam eder.


2005: ROBERT F.KENNEDY.Jr. AŞILAR VE OTİZM BAĞLANTI
Aktivist Robert F. Kennedy Jr., hem Rolling Stone hem de Salon tarafından yayınlanan “Ölümcül Bağışıklık” adlı makaleyi kaleme alır. Makale, yayılacak bir komployu inşa ederek, bir zamanlar çocukluk aşılarında kullanılan cıva bazlı bir koruyucu olan timerosal`ın otizm tanılarındaki dramatik artışı açıkladığı iddiasını gizlediğini iddia eder. Salon kısa süre sonra birden fazla düzeltme ekler ve 2011`de makaleyi tamamen geri çeker. Kennedy
hataların çoğunu editörlerine yükler. Bu arada, 2001 yılında neredeyse tüm çocukluk aşılarından timerosal çıkarılmış olmasına rağmen, artan sayıda çocuğa otizm teşhisi konmaya devam eder.


2007: JENNY MCCARTHY`NİN AŞI KARŞITLIĞI
Oprah Winfrey Show`da aktris, model ve televizyoncu Jenny McCarthy, MMR aşısının neden olduğuna inandığını söylediği oğlunun otizmiyle ilgili yeni kitabını tartışmaya açar. Larry King Live ve The Ellen DeGeneres Show gibi diğer programlarda iddiada bulunmaya devam eder ve Andrew Wakefield`in itibarsız teorilerinin profilini, genellikle şovların ev sahiplerinden çok az tepki alarak, büyük ölçüde yükseltir.


McCarthy`nin ortaya çıkışının ardından Jim Carrey (McCarthy`nin o zamanki erkek arkadaşı), Jessica Biel, Toni Braxton, Bill Maher, Rob Schneider ve Alicia Silverstone gibi aşılar ve otizm arasında bağlantı kuran diğer ünlüler de ortaya çıkar. (Ancak, McCarthy gibi, yalnızca tehlikeli aşılara karşı olduklarını iddia ederek aşı karşıtı olarak karalanmaya karşı çıkarlar)


2015: TWITTER "AŞI SEÇİMİNDE" BAĞLANTI NOKTASI OLDU
Disneyland`deki kızamık salgınından sonra, California yasa koyucuları, ebeveynlerin kişisel inançlarını okullar ve kreşler için aşı gerekliliklerini devre dışı bırakmanın bir yolu olarak kullanmalarını yasaklayan bir yasa önermektedir. Twitter`da, yasa tasarısına karşı oluşturulan tweetler ile milletvekilleri, lobiciler ve doktorlar hedef alındı. İnternet araştırmacıları Renee DiResta ve Gilad Lotan, bu tür tweet`lere ilişkin analizlerine göre, hareketlerinin “aşı karşıtı” olmaktan “GÜVENLİ aşıya” dönüştürmeye çalışan gruplar tarafından koordineli bir saldırıya(genellikle doğrudan taciz dahil) maruz kaldığını iddia ettiler(yasa yine de geçti).


2016: WAKEFIELD BELGESEL OLDU
İtibarsızlaşan İngiliz doktor Andrew Wakefield, Vaxxed: Cover-Up to Catastrophe adlı bir belgesel film yönetti. 1998`deki çalışmasının temalarını alarak, bir komplonun MMR aşısı ile otizm arasındaki bağlantıya dair kanıtları bastırdığını iddia etti. Bad Astronomy`den Phil Plait, filmin merkezi teorisini "saçma" ve "Apollo’nun ay aldatmacası düzeyinde" olduğunu öne sürdü.


Vaxxed başlangıçta Tribeca Film Festivali`ne kabul edilir ve festival kurucularından Robert De Niro tarafından savunulur. Ortaya çıkan tartışmanın ortasında, tereddüte düşünce davetini geri çekti. 2019`da film, Robert F. Kennedy Jr.`ın yürütücü yapımcı olduğu Vaxxed II: Halkın Gerçeği adlı devam filmine ilham verdi.

 


2021: RF KENNEDY JR. 
Sosyal ağlar aşıyla ilgili yanlış bilgileri daha ciddiye almaya başladıkça, Facebook, Robert F. Kennedy Jr.`ı Instagram`dan "koronavirüs veya aşılarla ilgili çürütülmüş iddiaları paylaştığı" için yasakladı. Ancak Kennedy`nin Facebook`ta ve Twitter`da, COVID-19 aşılarının iddia edilen olumsuz etkileriyle ilgili endişelerini ifade eden gönderileri içeren hesapları çevrimiçi kalmaya devam ediyor.


Sosyal devlerin diğer yanlış bilgi türlerine karşı attığı adımlar gibi, aşı karşıtı içeriğe karşı son hamleleri de kapsamlı olmaktan uzaktır. Sorunun uzun sürmesine o kadar izin verildi ki, gecikmiş politika ayarlamalarıyla durdurulması zor bir ivmeye sahip oldu. Halk sağlığına yönelik bu tehditle mücadele edeceğimizi düşünmek güzel olurdu ama tarihte, bunun öylece yok olup gitmeyeceğine dair ciddi kanıtlar bulunmaktadır.

Eklenme Tarihi: 30.09.2021 (Gündem / Yorum / Koronavirüs Haberleri)
İlaç Satmak İçin Önce Hastalık Satmak!
Kök Hücre Teknolojisi ile Yaşlanmayı Durdurmak Mümkün mü?

Kök Hücre Teknolojisi ile Yaşlanmayı Durdurmak Mümkün mü?

Aşılar Nasıl Çalışır?

Aşılar Nasıl Çalışır?

Aşı Şüpheciliğinin Uzun Ve Çalkantılı Tarihinde 17 Önemli Kavşak

Aşı Şüpheciliğinin Uzun Ve Çalkantılı Tarihinde 17 Önemli Kavşak


Ana Sayfa Covid-19 M. İlker ÜNAL Yazıları Gizlilik Kullanım Koşulları Hakkında İletişim
Tüm Hakları Saklıdır. Copyright 2020 © Kurumsal E-Posta Adresimiz: bilgi@saglicaklagel.com
Aşı Şüpheciliğinin Uzun Ve Çalkantılı Tarihinde 17 Önemli Kavşak


Sağlık Sitesi